Antik Ephesos ya da günlük dile yerleştiği haliyle Efes kentinin en bilinen, ikonik yapılarından birisi şüphesiz Celsus Kütüphanesi’dir. Kuretler Caddesi ile Mermer Cadde’nin kesiştiği köşede yer alan Kütüphanenin 1970-78 arasında süren çalışmalarla ayağa kaldırılan ön cephesi göz alıcı süslemeleri ve özellikle nişlerin içindeki 4 kadın heykeli ile olağanüstü bir güzelliğe sahiptir. Bu yazıda kütüphanenin tarihine”Celsus“Celsus Kütüphanesi” yazısının devamını oku
Kategori arşivleri: BLOG
Soli Pompeiopolis
Akdeniz’in doğusunda, Antik dönemde Kilikya olarak anılan bölgedeki bir antik kent Soli. Soli aslında onun Latince ismi. Yunanlılar ise Soloi diyorlarmış bu kente. Her halükarda sözcüğün anlamı “Güneş”. Evet, bir Ağustos gününde bu kenti gezerseniz isminin neden güneş anlamına gelen bir sözcük olduğunu anlıyorsunuz. Hatta cehennem filan da konulabilirmiş ismi. Neyse, Soli, günümüzde Mersin’in 11″Soli“Soli Pompeiopolis” yazısının devamını oku
Antik Çağ Romanları
Tarihi romanlar, tarihi sevmenin, sevmeye başlamanın iyi bir yolu. Ben özellikle Antik Yunan ve Roma’da geçen romanların hastasıyımdır. Rastladığım bu kapsama giren kitapları hemen alır okurum. Gerçi galiba başlarda daha keyif veriyordu bu kitaplar. Artık bazen kendimi yazarın yaptığı tarih hatalarının peşine düşmüşken buluyorum. Bir nevi mesleki deformasyon. Yeri gelmişken sıklıkla yapılan tartışmaya da değinmeden”Antik“Antik Çağ Romanları” yazısının devamını oku
Fatih Sultan Mehmet ve İstanbul’un Fethi
Geçenlerde Halil İnalcık’ın bir makalesini okurken ilginç ve bizim hayalimizde yarattığımız “ecdat” mitiyle hiç uyuşmayan bir şeye rastladım. Halil İnalcık’ın gösterdiği kaynak olan Kritovulos Tarihi’ni alıp okuyayım dedim ki ne göreyim… Bizim ecdat hiç öyle bildiğimiz gibi değilmiş. Fatih Sultan Mehmet ve İstanbul’un fethi ile ilgili sayısız şey okumuş, duymuşuzdur. Ama bunlardan hangileri gerçekten yaşanmıştı”Fatih“Fatih Sultan Mehmet ve İstanbul’un Fethi” yazısının devamını oku
Müşkülpesent Fatih Sultan Mehmet
Mimarlık her ne kadar sanata yakın bir alan olsa da resim, edebiyat ve heykelden en farklı yanı bir işvereninizin olmasıdır. Nadiren bir mimar işvereni olmadan ya da işverenin ona sınırsız özgürlük sunduğu bir ortamda üretme olanağı bulur. Doğru ya da yanlış demiyorum, bu işin doğası bu. Durum bu olunca da yapılan işin sadece sizi tatmin”Müşkülpesent“Müşkülpesent Fatih Sultan Mehmet” yazısının devamını oku
Damnatio Memoriae
Latince bir deyim olan “damnatio memoriae” hatırasını lanetlemek anlamına geliyor. Bugün bir çok dilin kökeni Latince’ye dayandığı için deyimi oluşturan sözcükler tanıdık. “Damn” ve “memory” hala kullanılan sözcükler. Zaten biraz da bu nedenle ve biraz da abartarak, latinceden türeyen İtalyanca, Fransızca, İspanyolca gibi diller birer dil değil, Latince’nin şiveleridir diyenler de var. 🙂 Damnatio memoriae”Damnatio“Damnatio Memoriae” yazısının devamını oku
Aspendos, Aşk ve Konglomera
Aspendos hep tiyatrosu ile anılır. İnşası ile ilişkilendirilen -ne kadarı doğru bilemediğimiz- hikayesi de güçlendirir bu algıyı. Ama sadece tiyatrosu ile sınırlı kalmak Aspendos’a haksızlık etmek olur. Aspendos aslında oldukça gelişmiş bir Pamphilia kenti. Bugünkü Antalya körfezinin etrafına dizilmiş, birbirleri ile rekabet halindeki ve başlıcaları Termessos, Perge, Sillyon, Side, Selge olan kent dizisinin içerisinde bir kent.”Aspendos,“Aspendos, Aşk ve Konglomera” yazısının devamını oku
Hierepolis, Kutsal Kent
Denizli’ye 15 dakika uzaklıktaki beyaz travertenleri ile ünlü Pamukkale’nin yanındaki Hierepolis Antik Kenti’ne bir kaç defa gelmiştim. Ancak her seferinde Denizli tarafından geldiğim için Güney Kapı’dan girip biraz karmaşık bir alandan başlıyordum kenti gezmeye. Bir yandan kalıntılar, bir yandan travertenler, müze, havuz filan derken dikkat iyice dağılıyor Antik kenti anlamak güçleşiyordu. Bu sefer İzmir yönünden,”Hierepolis,“Hierepolis, Kutsal Kent” yazısının devamını oku
Perge
Uzun zamandır Antik kent gezemiyor, yazamıyordum. Runatolia’ya katılmak için Antalya’ya gelmişken arkadaşlarla her seferinde olduğu gibi yine bir Perge’ye uğrayalım da adet yerini bulsun dedim. Dedim ama arkadaşlar benim kadar hevesli çıkmadı ve kimisi 5 yıldızlı otellere kimisi Şişçi Ramazan’a doğru seğirttiler. (Ahu-Emre ifşa). Neyse, Perge’yi tek başıma gezerken çektiğim fotoğrafları Antik kentteki bilgilendirme levhalarından”Perge”“Perge” yazısının devamını oku
Sanatın Mitolojik Aktörleri
Mitolojik karakterler ve anlatılar, sanatta, özellikle resim ve heykelde belki de en çok kullanılan figürler ve temalardır. Bunun nedeni herhalde, bir çok kavramın, duygunun, mitolojik karakterler kullanılarak hem çok kolay hem de etkili biçimde anlatılabilmesi ve bir çok kavramın kişiselleştirilmiş karşılıklarının mitolojilerde bulunması olmalı. Zira varlıklar arasındaki ilişkiler, kavramlar arasındaki ilişkilere göre daha kolay anlaşılabilir.”Sanatın“Sanatın Mitolojik Aktörleri” yazısının devamını oku